Suların üstündeki güzellik
Stockholm

İsveç'in başkenti Stockholm, suyla haşır neşir ve iç içe, hatta ondan da öte, su üstünde kurulu bir yüzer-kent... Kuzeyin incisi Stockholm'ü ve yemyeşil doğasını ziyaret için en iyi zaman, güneşin kente güldüğü bahar ayları...

Göllerinin güzelliği ve ormanlarının sıklığıyla tanınan İsveç'in en güzel şehirlerinden biri Stockholm.

Birçok yönüyle Avrupa'nın diğer başkentlerinden farklı olan şehir, su kanalları ve az rastlanan yapılarının oluşturduğu atmosfer aracılığıyla, hem orada yaşayanları hem de ziyaretçileri tarihin sayfaları arasında yolculuğa çıkarabilecek kadar etkili.

Kültürel zenginliğinin yanı sıra, İsviçre'nin en modern ve geleceğe dönük kenti olarak da tanımlanan Stockholm, adalar üzerine kurulu olduğu için son derece ilginç bir coğrafi şekle sahip. Onlarca su kanalı nedeniyle "suların üstündeki şehir" olarak adlandırılan Stockholm, 13. yüzyılda, İsviçre'nin doğu sahillerinin Baltık Denizi ile buluştuğu yerde kurulduğu için "Kuzey'in Venedik'i" olarak da bilinir.

Altı ada, üstü tarih

14 küçük adanın üzerinde kurulu olan Stockholm, 16. yüzyılda Kral Gustav Vasa tarafından ele geçirilir. Yüzyıl sonraysa, İsviçre'deki ticaret imparatorluğunun merkezi haline gelir. Bunu takip eden dönemde kent, sessiz bir sürece girerken, endüstrileşmeyle birlikte ekonomi canlanmaya başlar.

Danimarkalılar tarafından işgal edilmesiyle birlikte 1523'ten beri İsveç sınırlarında bulunan şehir, 18. yüzyılda rönesansla birlikte kültürel olarak zenginleşmiş ve mimarisinde gelişimler yaşamıştır. Stockholm'e ait eşsiz edebi ve bilimsel çalışmalar yine bu döneme rastlar. Üzerinde görkemli Kraliyet Sarayı'nın da bulunduğu Gamla Stan'dan (Eski Kent) başlayarak her yöne gelişen bir kenttir Stockholm. Avrupa'nın en iyi korunmuş tarihi semtlerinden biri sayılan Gamla Stan, tarihsel anlamda Stockholm'ün ruhunu içinde taşır.

Yılan gibi kıvrılan daracık sokaklar, bir insan boyunu aşmayan kemerlerden girilen geçitler, parke taşlarıyla kaplı, tulumba çeşmeleriyle dikkat çeken meydanlar, soğuk ve heybetli kiliseler, 3-4 katlı, minik pencereli evler tarihin en önemli tanıklarıdır.

Şehrin en etkileyici yerlerinden bir diğeri de, Royal Sarayı'nın bitişiğindeki "Kralın Bahçesi"dir. Farklı bir güzelliğe sahip olan parkın içinde yer alan botanik bahçesi, mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler arasındadır. Park sadece botanik bahçesiyle değil, kent halkının genç yaşlarda buz pateni öğrendiği yer olarak da önem taşır. Kraliyet ailesinin mülkü Djursholm, kentin merkez parkı sayılır. Adadaki güzellik, baş döndürür. Batıya uzanan Mälaren Gölü içinde yüzlerce, doğuya açılan Baltık üzerinde tam 13 bin irili ufaklı adacık tüm bakirliği ve güzelliğiyle kendisini görmeye gelen ziyaretçileri bekler.

Gamla Stan'a bir köprüyle bağlanan ve Stockholm'ün güneyinde yer alan Söder, ağırlıklı olarak kentin bohem ve alternatif yaşam tarzını seçmiş genç kesiminin uğrak yeridir. Söder'i dolaşanlar bu tarzın izlerini hemen her köşesinde rahatlıkla görebilir.

Kentte yaşam, iklime göre değişir  

İklim, hiçbir kent için Stockholm kadar önemli olamaz. Her kentin iklime göre değişen hazları vardır, ama Stockholm ilkbaharla canlanır, dirilir, serpilir. Şehri ziyaret için en ideal zaman, mayıs ortası ile haziran sonudur. Bu dönemde, günler iyice uzar ve iki alacakaranlık arasındaki karanlık süre 3-4 saate iner. Güneş, bakır rengi ışığıyla, bu iyi korunmuş kentin çatılarının, turuncu-kırmızı eski yapılarının üzerinde adeta dans eder ve kentin üzerinden ayrılmaz. Renkler bu dönemde doyuma ulaşır, birbirini besler. Yaz aylarında ortalama 20 derece sıcaklığıyla büyüleyici bir iklime sahip olan Stockholm'de, ağustos sonunda ısı 15 dereceye düşer ve mevsim yağmurları da yağmaya başlar. Yaz geceleri çok parlakken, ağustos sonuyla birlikte hava erkenden kararmaya başlar. Hava eylül ile birlikte iyice kapanır; soğuk gelir çöker, güneş cimrileşir ve iklimdeki durgunluk kent hayatını ruhen derinden etkiler.

Şehrin üzerine kurulduğu adalardaki geniş sahiller, yaz boyunca güneşlenmeyi, denize girmeyi ve balık tutmayı sevenlerin yaz tatili geçirmek için öncelikli tercihi olur. Kış aylarında ise buz hokeyi, kayak ve diğer kış sporlarını sevenlerin uğrak mekânı haline gelir. Stockholm, demokratik yönetim biçimin de etkisiyle, temiz ve güzel planlanmış bir şehir olarak ortaya çıkar. Şehirde yer alan opera, konser salonları, müzeler ve sanat galerilerinin bolluğu şehrin kültürel zenginliğinin yanı sıra yüksek yaşam standardının da göstergesidir.
Stockholm'ün yeşili sarhoş eder  

Yemek yemeyi sevenlerin de hayal kırıklığına uğramayacağı Stcokholm, çok sayıda restoranı, dünyaca ünlü mutfağı ve ödüllü şefleriyle ziyaretçilerine eşsiz lezzetler sunar.
Gün ışığı ve su bileşimini destekleyen bir diğer unsur da yeşilliktir. Stockholm'e bahar döneminde giden talihli ziyaretçilerden iseniz, yeşil sarhoşluğu yaşarsınız. Uçakla yaklaşırken, Baltık'ın kara yüzeyini aştıktan sonra, göllerle kaplı uçsuz bucaksız bir yeşillik uzanır. Yeşillik, sizi kent merkezinde de yalnız bırakmaz. Doğa aşığı İsveç'in yeşil alanlara, parklara, ağaçlara, çiçeklere, çimenlere ne kadar önem verdiğini görür, dünyanın en çarpıcı doğa-kent bütünleşmelerinden birine tanık olursunuz. Tertemiz bir hava; korna çalanları bile cezalandıran uyumlu bir trafik düzeni, yürüyüşçüleri dinlendirme amacıyla banklarla dolu alanlar, açıklıklar. Kentleriyle gurur duyan, uyumlu, yardımsever, mesafeli ve nazik Stockholm halkı...

Uykuya çok zaman ayırmayın Stockholm'de baharın getirdiği diriliği, sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar yaşayın.